Türk Edebiyatı Ders Notları AYT-YKS

Türk Edebiyatı Ders Notları AYT-YKS

Divan Edebiyatı'nda Düzyazı (Nesir)

Genel olarak şiir, duygunun; düzyazı ise düşüncenin anlatıldığı türdür. Osmanlı döneminde sistematik eleştirel düşüncenin bulunmayışı, anlatım yolunun nazım olarak seçilmesine ve düzyazının ikinci plana itilmesine yol açmıştır.(Bu dönemde gelişme olanağı bulamayan düzyazı, Tanzimat

18.Yüzyıl Divan Şairleri

Divan şiirinin son yüzyılı.

Nedim:Lale Devri’nin ünlü şairi. Nedim, gazel ve şarkılarında Lale Devri’nin zevk ve safa hayatını canlı ve samimi bir biçimde yansıtmış, divan şiirini yaşanan hayata yaklaştırmıştır. Daha çok, aşk, kadın, şarap, hayattan zevk alma… konularını işlemiştir. Divan şiirinin soyut ve ölü

17.Yüzyıl Divan Şairleri

17.yüzyıl Divan şiirinin gelişme gösterdiği yüzyıl.

Nabi: Divan edebiyatının en büyük didaktik şairi. Şiirlerinde devrindeki sosyal çöküntüyü, insan ilişkilerindeki bozulmayı anlatırken, tasavvufi bir tutumla dünya nimetlerine fazla bağlanmamayı, rıza göstermeyi, şükretmeyi öğütler. Devrine göre sade sayılabilecek bir dil kullanılmış; atasözlerine,

16.Yüzyıl Divan Şairler

İstanbul’un, dönemin en büyük sanat ve bilim merkezlerinden biri haline geldiği bu yüzyılda ilk büyük divan şairleri yetişmiştir.

Baki: İlk büyük divan şairi. Divan edebiyatının “sultanü’ş-şuara”sı. Birçok devlet görevinden sonra çok istediği şeyhülislamlığı alamadan ölmüştür. Ancak şiirlerinde dinsel içerik yoktur. Hayatı zevkle yaşamayı öneren, şarabı, meyhaneyi öven şiirler yazmıştır. Tek yapıtı olan Divan’ında tevhit ve münacat bölümlerine yer

15.Yüzyıl Divan Şairleri

Dört Osmanlı padişahının da şair olduğu bu yüzyılda divan şiiri önemli gelişmeler göstermiştir. İstanbul, döneminin bilim ve kültür merkezi haline gelmektedir. Matematikte Ali Kuşçu, Mirem Çelebi; mimarlıkta Mimar Sinan; din ve hukukta Molla Gürani bu yüzyılda yetişmiştir.

Şeyhi:Divan şiirinin ilk ustalarındandır. Din bilgini, hekim ve şair. Şiirlerinde

14.Yüzyıl Divan Şairleri

Aşık Paşa: Hem tekke hem de divan şairi sayılabilir. Aruzu ve mesnevi türünü kullanması açısından divan şairi; sade Türkçeyi kullanması ve düşüncelerindeki samimiyeti açısından da tekke şairi özelliği taşır. En önemli eseri olan Garipname’de “Türkçeye kimesine bakmaz idi / Türklere hergiz gönül akmaz idi “ diyerek döneminin yaygın dil anlayışını eleştirmiştir. Şiirleri estetik açıdan zayıftır.

Sağlam bir tasavvuf mantığı vardır. Yunus Emre