Batıcılık

BATICILIK NEDİR?

Osmanlı Devleti 18‘inci yüzyıldan itibaren giderek Avrupalı Devletler karşısında gerilemeye başlamıştır. Dönemin aydınları ve ileri gelenlerinde Avrupalılara karşı bir özenti durumu görülmüştür. Avrupa Devletlerine karşı sempati besleyen kişiler ortaya çıkmaya başlamıştır. Osmanlı Devleti'nin giderek gerilemesi, Batılılaşma çabalarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

Öncülüğünü Abdullah Cevdet, Süleyman Nafiz, Celal Nuri, Kılıçzade Hakkı ve Ahmet Muhtar'ın yaptığı Batıcılık akımı, batının üstün olduğunu ve batıya özenilmesi gerekildiğini savunmaya çalışmıştır. Batıcılık akımı üyeleri Avrupa'nın üstünlüğü konusunda hem fikir olmuşlar fakat din, gelenek, örf ve adetler konusunda aralarında fikir uyuşmazlıkları yaşamışlardır. Batıcılık görüşünün temelini, Osmanlı Devleti’nin Batılılaşma yoluyla kurtulabileceği ve eski gücüne kavuşabileceğini düşüncesi oluşturmuştur.

Başlangıçta Askeri alanda yoğunlaşan Batılılaşma hareketleri zamanla diğer alanlara yayılmış ve II. Meşrutiyet döneminde fikir akımı olarak Osmanlı Siyasetine yön vermiştir. Batıcılık akımı giderek daha sistemli bir hal almış ve devleti oluşturan tüm unsurlarda etkisini göstermeye başlamıştır.

Batıcılık görüşünü benimseyenler Meşrutiyetle yapılan değişikliklerin yetersiz kaldığını savunmuşlardır. Siyasi değişimle birlikte hukuksal, toplumsal, ekonomik ve kültürel alanlarda da Batılılaşmanın gerekli olduğunu savunmuşlardır.

Batıcılık görüşünü savunanların bazıları, İslam’ın kurallarının üstünlüğü çerçevesinde batılılaşmanın gerekli olduğunu düşünmüşlerdir. Bu gruptaki kişilere Ilımlı Batıcılar adı verilmiştir. Bu akımın öncülüğünü Celal Nuri üstlenmiştir. Bu akımı benimseyenler; Osmanlı Devleti üzerinde düşmanca emelleri olan Avrupalılardan her şeyin alınmasına gerek olmadığını, yalnızca teknolojisinden faydalanılması gerektiğini savunmuşlardır.

Ilımlı batıcıların karşısında ise Aşırı Batıcılar grubu oluşmaya başlamıştır. Öncülüğünü Abdullah Cevdet’in üstlendiği Aşırı Batıcılar, her şekilde Batılılaşmanın şart olduğunu savunmuşlardır. Batı medeniyetinden başka bir medeniyet olmadığını, bu medeniyete ait her şeyden faydalanılması gerektiğini ve Osmanlı Devleti’nin çöküş sebebinin bilgisizlik ve eğitim eksikliği olduğunu savunmuşlardır.

Türkçülüğün “Turan” anlayışına karşı “İrfan” anlayışını benimseyen Aşırı Batıcıların savundukları düşünceler kısaca şu şekilde sıralanabilir:

1. Tek kadınla evlenilmesi,

2. Kadın özgürlüğünün sağlanması,

3. Şeriat mahkemeleri yerine laik mahkemelerin kurulması,

4. Batılı bir medeni kanunun kabul edilmesi,

5. Tekke ve zaviyelerin kapatılarak modern mekteplerin kurulması,

6. Sarık ve benzeri başlıklar fesin kaldırılıp yerine modern bir başlık kullanılması,

7. Batılıların mali ekonomik tutsaklığında kurtulmuş, milli bir ekonominin olması,

vb. fikirlerin gerekli olduğu, ancak bu sayede ülkenin kurtuluşa kavuşacağı öngörülmüştür.


Yorumlar  

#16 ıuytre 23-09-2018 09:41
teşkkürler :-)
Alıntı
#15 VEHBİ OKUR 30-09-2017 12:37
Size kötü bir haberim var. Sıkı durunuz yazıyorum: "Türkçe'ye zorla sokulmak istenen: "-Sel" ve "-sal" ekleri meğer Hrıstiyanlara aitmiş de bizim haberimiz yokmuş. İşte delilleri: duraSEL, varikoSEL, hidroSEL, unıverSAL, viyolonSEL, megafikSEL, üreSAL, finanSAL... Soruyorum Size:
-Bu sıraladığım kelimelerin hangisi Türkçe?
-Hiç birisi Türkçe değil; tamamı gâvurca...
Alıntı
#14 aysr 24-09-2017 20:14
Deliler
Alıntı
#13 asena 23-08-2017 16:33
bence daha kısa ve öz olabilirmiş ama güzel emek var sonuçta ..... :sigh: :sigh: :sigh: :sigh:
Alıntı
#12 Meyra G. 03-04-2017 22:02
İyi olmuş :-) teşekkürler
Alıntı
#11 fevzi 04-03-2017 21:07
cok sagolun be 100 aldım tarıhten aferın sıze
Alıntı
#10 Yağmur 23-09-2016 20:10
;-) ;-) çok saolun
Alıntı
#9 Baki 22-09-2016 14:34
Elinize sağlık
Alıntı
#8 Yekta 30-08-2016 21:20
;-) umarım inkılapı fullerim ;-) ;-) :-)
Alıntı
#7 aysegul 22-07-2016 23:20
8) 8) 8) ;-) ;-) :-) :-) :lol: :lol: :lol: :D :D durum karışık ama begendim sanki ;-)
Alıntı

Yorum ekle